Enes bin Mâlik (R.A.) anlatıyor:
‘Gözleri görmeyen yaşlı bir hanımın Saib adında
bir genç oğlu vardı. Daha hayatının baharında
olan bu delikanlı Medine vebasına yakalanmıştı.
Uzun zaman hasta yattı. Bir gün delikanlının
ziyaretine gittik. Fakat maalesef biz orada iken
delikanlı ruhunu teslim etti. Bizde gözlerini
kapadık ve üzerine elbisesini örttük. İçimizden
biri annesine
- Onun için Allah’a dua et. dedi. Annesi:
- Ama o öldü. dedi. Biz:
- Olsun sen yine de dua et. dedik. Bunun üzerine kadın çocuğun ayak ucuna oturdu, ayaklarını tuttu ve:
- Allahım, ben isteyerek sana iman ettim. Senden korktuğum için, putları bıraktım. Arzumla sırf senin için hicret ettim. Allahım, puta tapanları bana güldürme, gücümün yetmeyeceği bu yükü bana yükleme.’ diye dua etti.
Alah’a yemin ederim ki, kadın sözünü bitirir
bitirmez, çocuk ayaklarını kımıldatmaya başladı.
Sonra da yüzünden örtüyü attı. Rasulullah (A.S.)
ve annesi vefat edinceye kadar da yaşadı.’
